Bir Markanın Başarı Öyküsü

 

Türkiye’deki kadın girişimcilerin üstün başarı örnekleri,  adlarından oldukça fazla söz ettirmeye başlamakla birlikte yaptıkları dokunuşların etkisi ülke sınırlarını da aşmaya başlamıştır. Hayata karşı tutkularına sıkı sıkıya bağlanan bu kadınlardan birini tanıtacağım.

Bir zamanlar küçük bir kız çocuğu vardı. Babası hiçbir düzenli işte çalışmıyordu ve bir süre sonra annesiyle yolları ayrılacaktı. İki kardeş olarak mütevazi hayatında ailesinin geçimine yardımcı olmak amacıyla annesinin yanında terzi dükkanında çalışıyordu.

Hem okuluna gidiyor hem de dikiş dikmeyi öğreniyor; önce arkadaşlarının oyuncak bebeklerine elbiseler dikiyor daha sonra da kendi kıyafetlerini ya da kardeşinin kıyafetlerini yeniden düzenliyordu.  Bunları yaparken de inanılmaz bir keyif alıyordu.

Bir yandan çalışmak bir yandan okula gitmek ve kardeşine bakmak onun için oldukça yorucu oluyordu.  Liseye başlamadan önce bir seçim yapması gerekiyordu.  Vicdanı onu rahat bırakmadı ve ailesini seçti. Okulu ikinci plana attı.

İlerleyen yaşı dolayısıyla gözleri artık pek de iyi görmeyen annesinin yerine de çalışması gerekiyordu.  Dikiş dikmeye hakimdi. Ancak kalıp çıkarmayı da iyice öğrenmesi gerekliydi. Kumaşları daha da iyi tanımalıydı.

Hayata tutunmak ve hayatın içinde var olabilmek adına daha da çok sarılıyordu işine.

Bir yandan çalıştığı için liseyi açıktan bitirmeye karar verdi. Lise diplomasını aldıktan sonra daha çok işine yoğunlaştı. Akşamları da çizim kursuna gitmeye, özel yetenek sınavları için hazırlanmaya başladı.  Moda ve tekstil tasarımı okumak artık onun tek hayaliydi.

Son sınıfta, yarattığı markası ve koleksiyonunu bir defile ile sundu ve hazırlamış olduğu kıyafetleri oldukça dikkat çekti.  Kendi tarzını; sadelikle farklılığı bir arada kullanarak oluşturmayı başarmıştı.

Gece gündüz çalışarak para biriktirdi. Çünkü tek hayali ileride eline geçen ilk fırsatta Paris’e gitmekti. Aynı zamanda yabancı dilini de geliştirmesi gerekiyordu.  Dil öğrenimi sağlamak ve yurt dışı eğitim hayalini gerçekleştirebilmek için dikiş dikmeye ve okuldaki bütün organizasyonlarda çalışmaya başladı. Kısa zamanda özverisiyle başarılı bir yol kattetti. Hayalini kurduğu Paris’te,  IFM’de yaz okulu programına kabul edilmeyi başardı.

Burada aldığı eğitim ona moda evi, fotoğrafçı, stilistler ve tasarım dünyasından birçok isimle tanışma, ders alma ve çalışma imkanı sağladı ve ilk koleksiyonunu aynı yıl Paris’te sundu.

Kendi Haute Couture markasını yarattı: Nuriye Günver.

Paris Moda Haftası’nda “En İyi Genç Modacı” ödülünün sahibi oldu. Dünyanın 12 ülkesinde tasarımlarıyla yer alan markasının en önemli özelliği ise satın alınan her bir üründen  “Çocuk Fonuna” bütçe ayrılması.  “Hiçbir çocuk üşümesin” sloganıyla harekete geçirdiği kampanyasıyla bugüne dek binlerce çocuğa kaynak sağladı.

 

İpek OMCACIOĞLU

İstek Patent Marka Danışmanı

Yorum yaz

Site Haritası