Gülhan Candar TIRMUŞ
MİLLİ DEĞERLERİMİZİ SAHİPLENELİM
;KAYBETMEYELİM

Günümüz dünyasında ürünlerin kökeni tüketiciler için artık önem arz etmeye başlamıştır. Bunun nedeni; ürünlerin kökeni ile meşhur olması yada kökeninin ürüne ayrı bir özellik katması nedeniyle, tüketiciler nezdinde kalite ve güven duygusunu uyandırmasıdır.Bu Devamı...
 

 

Jöle patentini 450 dolara sattı, yıllık 1 milyon dolardan oldu.
1845 yılında jöleyi (tatlı) bulan ilk isim Peter Cooper oldu. Ancak, Cooper ürünü kimseye pazarlama girişimine bulunmadı. 1895 yılında Pearl B. Wait adlı şurup üreticisi patenti Peter Cooper’dan satın aldı. Devamı...


NANOTEKNOLOJİ DÜNYASINA ‘MADE IN TURKEY' İMZASI.
Bilkent üniversitesi doktora ögrencisi Bayram Bütün, nanoteknolojiyle LED ve lazer kullaniminda maliyetleri düsürücek organik polimer teknolojisini gelistirdi... Devamı...

Atari’nin modası geçti, patent 5 milyon dolara gitti.
1971 yılında Nolan Bushnell ve Ted Dabney’in icat ettiği Atari, Pong adlı oyunu ile ilk yılda 150 binlik satış yakaladı. Bunun üzerine Nolan Bushnell Atari’yi Warner Communications’a 28 milyon dolara... Devamı...

İşten ayrılıp Toshiba’ya dava açtı flash diskten 770 bin dolar kazandı.

ELEKTRONİK devi Toshiba küçük boyuna rağmen içerisinde gigabytle’larca bilgi saklayabilen flash diskin icatçısı Fujio Masuoka’ya 87 milyon yen (770 bin dolar) ödedi. Masuaka flash diskin patent haklarından toplam 1 milyar yen kazandı.. Devamı...

Tıraş bıçağı savaşla patladı, değeri 57 milyar doları buldu.
14’üncü yüzyılda şimdiki usturanın ilkelleri ortaya çıkmaya başladı. Ancak, erkeklerin acılı ve kanlı tıraş derdi 20’nci yüzyılın başlarına kadar devam etti. King Camp Gillette ABD’de 1901 yılında ilk iki taraflı tıraş bıçağını keşfetti. Devamı...

Jet Ski’nin yaratıcısı 21 milyon doları davayla aldı.
JET Ski’nin yaratıcısı Clayton Jacobson dava açıp Kawasaki’den 21 milyon dolar aldı. İlanlarında jet ski’yi icat ettiğini iddia ettiği gerekçesiyle... Devamı...

Sakızdan balon yaptı, başkan yardımcısı oldu.
FLEER adlı sakız şirketinde muhasebeci olarak çalışan Walter Diemer, boş zamanlarında da yeni sakız reçeteleri üretiyordu.. Devamı...

Antalyalı çay üreticisi, Lycos davasında bir adım öne geçti.
Antalyalı girişimci Ahmet Muhsin Tüzer, ABD'li internet portalı Lycos'la girdiği hukuki mücadeleyi kazandı. Devamı...


Yargıtay: Sirkede Aslan değil, Kemal Kükrer

92 yıllık sirkeci Kemal Kükrer markası dava konusu oldu. Yargı, Kemal Kükrer'i satın alan Gülel ailesine 'Mustafa Aslan Kükrer' markasıyla rakip çıkan Kükrer'leri haksız buldu. Devamı...


Islak Kekte Sıcak Savaş .

Eti ile Ülker arasında üç yıldır süren 'ıslak kek' davası, dün yeni bir boyut kazandı. Eti, Yargıtay'ın "Browni Eti'nin markasıdır, Browni ibareli marka tescil edilemez" hükmünü verdiğini açıkladı. Devamı...

"Sivas Sarısı" traverteni yurtdışında markalaştı.

Sivas ekonomisine katma değerin yüzde 40’ını sağlayan madencilik içinde öne çıkan mermer sektörü, yüksek kaliteli mermer ve travertenleri ile dış pazarlarda aranır oldu. Devamı...

Çin’de büro kurdu, “Kale Kilit” taklitçilerini yakaladı.
Taklitlere karşı Çin’de büro kuran Kale Kilit, Çinli gümrükçülerle operasyona katıldı. Jinhua Gümrüğü’nde Cezayir’e gitmek üzere hazırlanan bir parti taklit Kale Kilit ele geçirildi. Devamı...

Yabancı markalar geldi taklitler yüzde 40 arttı.
Peş peşe gelen yabancı giyim markaları taklit pazarını bir yılda yüzde 40 büyüttü.1.5 milyar dolara ulaşan Pazara artık amatörler değil, profesyonel taklitçiler hakim. Devamı...

General Electric’i geçen google dünyanın en değerli markası
Arama motoru Google,66,4 milyar dolar değeriyle dünyanın en değerli markası oldu.General electric’in 61,8 milyar dolarla ikinci olduğu listede Microsoft ise üçüncü sırada yer aldı. Devamı...

Antep Baklavası tescil edilecek.
Gaziantep Sanayi Odası (GSO),Türkiye ile Kıbrıs Rum Yönetimi arasında geçen yıl “milli tatlı” tartışmasına neden olan baklavanın tescilini alamaya hazırlanıyor. Devamı...


Çin, şimdi de taklit markalarla ihraç pazarlarını tehdit ediyor.
Türk firmaları, ucuz Çin ürünleriyle yarışmak için markalaşmaya çabalarken, Çin bu kez Türk markalarını taklit ederek firmaların Pazar paylarını çalmaya başladı. Devamı...

Çinliler, taklitte yerli yabancı tanımıyor.
Çinliler sadece Türkiye’nin değil tüm dünyanın kabusu. Taklitçiler üreticileri cezbetmek için dünyaca ünlü markaların isimlerini de taklit ediyor. Devamı...

“Korsan” zararı 5 milyar dolar
Şirketlerin fikri ve sınai mülkiyet haklarının ihlalleri sonucunda uğradığı yıllık zarar, 2004 verilerine göre yılda 5 milyar doları buluyor. Devamı...

Zihni Sinir projeleri patent kuyruğunda.
Binlerce mucit icatları için patent başvurusu yaptı. Devamı...


Marka Sahiplerinin Dikkatine!
Merkezi yurt dışında bulunan ve henüz kim oldukları tespit edilememiş bir organizasyon tarafından marka sahiplerine asılsız fakslar çekildiği belirtilmiştir. Devamı...


2006‘nın “En İyi Endüstriyel Tasarım Ödülü”
Türk Patent Enstitüsü’nün “Sınai Mülkiyette 135. yılı” etkinlikleri kapsamında düzenlenen 2006 Türk Patent Ödülleri kapsamında “eye-lit” serisiyle Arlight “En İyi Endüstriyel Tasarım Ödülü” ne layık görüldü. Devamı...

The competition of brands is on the pitch
The worldwide turnover of football industry being 200 billion dollar is encouraging the business world. Local and international companies race with each other to invest in sports and sponsorship. To Continue...

Brands compatible with change survive
John Grant who carried out sensational projects such as Napster reborn, ethical and environmental initiatives of IKEA, re-marketing of Sweden as a leading information technologies country; the author of the book... To Continue...


Patent and Trademark Attorneys Wanted
From the first trademark registration and production in 1800s till today as the competition increases, the trademarks created also increase. Nowadays, only in Turkey, the trademark application number reaches a monthly figure of ten thousand. To Continue...

 
Anasayfa
I
Türkçe
I
English  
 
   
 
Gülhan Candar TIRMÜŞ
gulhancandar@istekpatent.com

MİLLİ DEĞERLERİMİZİ SAHİPLENELİM ;KAYBETMEYELİM

Günümüz dünyasında ürünlerin kökeni tüketiciler için artık önem arz etmeye başlamıştır. Bunun nedeni; ürünlerin kökeni ile meşhur olması yada kökeninin ürüne ayrı bir özellik katması nedeniyle, tüketiciler nezdinde kalite ve güven duygusunu uyandırmasıdır.Bu nedenle tüketiciler herhangi bir ürünü talep ederken belli bir kökenden yada kökeninin ürüne kattığı özellikten dolayı tercih edebilirler.Mesela; canınız baklava istedi özellikle Antep olsun dediniz,halı almak istediniz Hereke,Kars dediniz,sevdiğinize bir gül hediye etmek istediniz en kokulusundan Isparta’dan dediniz.Örnekleri çoğaltmak mümkün.Bir çoğumuz bu tercihlerimizin Coğrafi İşaret konusu olduğundan habersiz, coğrafi işaretleri kastetmekteyiz aslında.Kısacası Coğrafi İşareti tanımlamak gerekirse “Belli bir niteliği ünü ve diğer özellikleriyle bir yöre,alan,bölge veya ülke ile özdeşleşmiş bir ürünü tanıtıp gösteren işaretlerdir.” Özellikle ülkemiz tarihi, doğal ve kültürel değerleriyle binlerce coğrafi işarete sahip. Ne yazık ki şimdiye kadar kıymetini bilemediğimiz bu değerlerimiz, son aylarda çıkan “ Baklavamız-lokomumuz elden gidiyor” haberleriyle dikkat çekmeye başladı. Bu haberler kendi öz değerlerini kaybetmek istemeyen halkın coğrafi işaret tesciline ilgisini arttırdı. Artık illerden, ilçelerden Türk Patent Enstitüsü’ne (TPE) coğrafi işaret başvurusu giderek artmaya başladı.

Coğrafi işaret tescilinin ülkenin ve yerel ekonominin üzerinde hiç kuşkusuz büyük faydaları vardır. Kırsal bölgelerdeki her türlü tarım ve el sanatları ürünlerinin korunması ve böylece bu bölgelerde yeni istihdam imkanlarının artması, ün kazanmış ürünlerin hak sahibi üreticilerin kazançlarının, hak sahibi olmayanlar tarafından taklit edilerek ihlal edilmesinin engellenmesi, tüketicinin aldatılmasının engellenmesi, coğrafi işaretli ürünün bulunduğu bölgeye müteşebbislerin gelmesi ve bu bölgelerde turizmin gelişmesi, coğrafi işarete konu ürünün kalitesinin korunarak belli bir standartta üretiminin sağlanması gibi bir çok faydaları sıralayabiliriz.

Coğrafi işaret başvurusunda, ülkemiz Avrupa Birliği üye ülkelerine oranla daha da gerilerde. Bu konuda yapılması gereken öncelikle halkın bilgilendirilmesi, bilincin arttırılmasıdır.Bu durumda kamu kurumlarına, tüzel kurumlara ve sivil toplum örgütlerine  sahip olduğumuz zenginliklerin korunması noktasında büyük görevler düşmektedir. Coğrafi işaret tescilinin özellikle turizmi etkilediğini , dolayısıyla da ekonomiye sağlayacağı yararları düşünürsek tescil işlemlerinin sadece yurt içinde değil yurt dışında da yaygınlaştırması gerekir.Yıllarca kültürümüzle,tarihimizle,doğamızla birleşen,bize ait değerlerin önce biz farkına varalım ve bizi biz yapan değerleri tescillemekte geç kalmayalım.

 

 

Füsun Baydar
fusun@istekpatent.com

REKABET İÇİN KALİTE, KALİTE İÇİN ISO 9001:2000.

 

1947 yılında kurulan ve yaptığı standardizasyon çalışmaları sonucu sanayiye, ticarete ve tüketicilere katkılar sağlayan ISO (International Organization for Standardization)Uluslararası Standard Organizasyonudur.

 

Bugünün dünyası artık çok küçülmüş, enformasyon, teknoloji ve iletişim alanındaki büyük gelişmeler toplumları kıyasıya bir rekabete ve her geçen gün yeni gelişmelerin yaşandığı ekonomik bir yarışa itmiştir. Mevcut dünya düzeninde ayakta kalabilmek , tüm sektörlerde müşteri ihtiyaç ve beklentilerine uygun mal ve hizmet üretiminin sağlanmasıyla gerçekleşebilecektir. Bu da  ancak, kuruluşlarda,   tasarım  aşamasında başlayarak üretim, pazarlama ve satış sonrası hizmetlere kadar tüm aşamaları kapsayan ve sürekli gelişmeyi hedefleyen Kalite Yönetim Sisteminin uygulanmasıyla olacaktır.

ISO 9001:2000,  sistemin iyileştirilmesini öngörür. Bu iyileştirme prosesleri; iş gücünü, yönetimi ve kısacası kaliteyi etkileyen her şeyi kapsar. Standardın amacı; hata ve kusurları azaltmak, ortadan kaldırmak ve daha önemlisi önlemektir. ISO 9001:2000 belgesini alabilmeniz için; standardın şartlarını sağlayan dokümante edilmiş bir kalite yönetim sistemine sahip olmalı ve bu kalite yönetim sistemini dokümante edildiği gibi uygulamalısınız.

ISO 9001:2000 Kalite Yönetim belgesi standardı; bir kuruluşun müşteri şartları ve yürürlülükteki mevzuat şartlarını karşılayan ürünü hizmeti düzenli bir şeklide sağlama yeteneğini gösterme ihtiyacı olduğunda ve Sistemin sürekli iyileştirilmesi ve müşteriye yürürlükteki mevzuat şartlarına uyulduğunun güvencesinin verilmesi için süreçler de dahil olmak üzere sistemin etkin uygulanması yolu ile müşteri memnuniyetinin arttırılması amacına yöneldiği durumlarda iso 9001 kalite yönetim sistemi belgesi için şartları kapsar. ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi belgeleri kuruluşun müşteri odaklı, güvenilir ürün/hizmet verdiğinin kanıtıdır. Kuruluşun uluslararası standartlarda ürün/hizmet verdiğinin kabul görmüş açık bir delili niteliğindedir. Burada ürün terimi müşteri için amaçlanan veya müşteri tarafından talep edilen ürüne uygulanır. Her ne kadar iso belgesi standardı içerisinde ürün terimi geçse de kuruluş müşterisine hizmet sunuyorsa bu hizmet olarak ta algılanabilir.

 

ISO 9001:2000 Kalite Yönetim Sistemi´ni özel ve kamu sektöründe her türlü kuruluş kurabilir.

 

Üretim, hizmet, yazılım ve donanım sektörlerindeki tüm kuruluşlar bu sistemden yararlanabilir. Örneğin, dış ticaret pazarlama firmaları, hastaneler, belediyeler, üretim yapan işletmeler, oteller, restoranlar…. ISO 9001:2000 uygulanabilmesi için firmanın sektörü önemli değildir. ISO 9001:2000, kuruluşun ne üzerine çalışıp çalışmadığına değil yönetim sistemine odaklanır. Ayrıca işletmenin büyüklüğü veya küçüklüğü, kaç kişinin çalıştığı sistemin kurulmasına engel olmamaktadır. 2 Kişilik bir işletme de 1000 kişilik bir işletme de ISO 9001 kapsamına girer

 

 

Bu bağlamda ISO 9001:2000 işletmenin mal veya hizmet üretimindeki tüm aşamaları belirleyerek ve bir nevi işletmenin kullanma kılavuzunu oluşturarak her defasında aynı kalitede sonucun alınacağı iş süreçleri yaratmayı amaçlıyor. Bu standardı yakaladıktan sonra kalitede geliştirmeleri sağlamak daha kolay bir hal alıyor.

 

ISO 9001:2000 Kalite Yönetim Sistemi Standardının ruhunu kuruluşun her bölümüne adapte edilmesi gereken aşağıdaki “Kalite Yönetim İlkeleri” şekillendirmekte ve sistem içerisinde bütünsellik arz etmektedir.

 

1.Müşteri odaklılık
2.Liderlik
3.İnsanların katılımı
4.Süreç yaklaşım
5.Yönetimin sistem yaklaşımı
6.Sürekli iyileştirme
7.Karar mekanizmasına gerçekçi yaklaşım
8.Tedarikçilerle karşılıklı yararlı ilişkiler

 

Bu ilkeler kapsamında, belirli bir organizasyonun faaliyetlerini yönetebilme kapasitesinden başlayarak ilgili süreçleri ve bunlar arasındaki ilişkileri sistematik ve organik bir biçimde tanımlamayı ve kontrol etmeyi kapsayan “Kalite Yönetiminde Süreç Yaklaşımı” çok özel bir önem taşımaktadır.

 ISO 9001’İN KURULUŞA YARARLARI

  • Pazarlama faaliyetlerinde rakiplerden farlılık sağlanması, karın, verimliliğin ve pazar payının artmasını, rekabette üstünlüğü,

  • İşletmenin uluslararası geçerliliğe sahip bir kalite belgesi edinmesinin getirdiği ticari avantajlardan yararlanabilme (ihracat için kalitenin belge ile ispatlanabilmesi)

  • Müşteri memnuniyetinde ve müşteri sadakatinde artış sağlanması, müşteri şikayetlerinin azalması,

  • Hata oranlarında, firelerde, yeniden işlemelerde azalma sağlanması, dolayısıyla maliyetin azalması,

  • Girdi, üretim ve son kontrollerin etkin olarak yapılabilmesi,  iadelerin azalması,

  • Tedarikçilerin seçiminde, değerlendirilmesinde ve takibinde kolaylık sağlanması

  • İşletme içi yetki ve sorumlulukların tespitinde ve dağıtılmasında kolaylık sağlanması

  • İşletme faaliyetlerinin standartlaştırılmasını sağlayacak dökümantasyonun (altyapının) oluşturulması

  • Geçmişe yönelik kayıtların düzenli bir şekilde tutulmasını sağlayacak altyapının oluşturulması

  • Tüm faaliyetlerde geniş izleme ve kontrolü,

  • Firma içinde planlı ve sistematik çalışma koşullarının sağlanması,

  • Faaliyet ve zamandan tasarruf,

  • Veriler ve istatistiksel ölçümler doğrultusunda durum analizlerinin yapılabilmesi ve geleceğe yönelik kararlarda bu analiz sonuçlarının kullanılabilmesi

  • Kurumsallaşma yolunda önemli bir adım atılmış olması

 

 

 

MÜŞTERİLERE YARARLARI

  • Müşterilerin bağımsız kuruluşlar tarafından denetlenen kaliteye sahip ürün ve hizmetleri satın almaları,

  • Müşterilerin, birbirleriyle rekabet eden üreticiler arasında tercih yapabilmek için nesnel bir araca sahip olmaları,

  • Kuruluşun ürünlerine olan müşteri güveninin daha da artması.

 

 

ÇALIŞANLARA YARARLARI

  • Belge haline getirilmiş yönetim sistemine göre kendi işlerini ve amaçlarını daha iyi kavramaları,

  • Daha verimli bir yönetim sisteminde çalıştıklarından ve kendilerinden ne istendiğini bildiklerinden, daha az stresli bir ortamda, daha mutlu çalışmaları,

İşe yeni başlayan personelin, tüm gerekli açıklamalar yazılı olduğu için, işini daha çabuk öğrenmesi.

 

Gülten Akgüre
gulten@istekpatent.com

Yurtdışı Marka Tescili.

Marka tescilinin önemini artık bilmeyen kalmadı, markalaşmanın en önemli kısmı tescilli bir markaya sahip olmak ve bu markaya yatırım yapmaktan geçmektedir.

Ancak bir ülkede tescili yapılmış bir marka ancak o ülkenin sınırları içinde korunur. Sınırları aşan piyasa düzeni içinde marka korumasının yalnızca ülkelerin sınırları içinde kalması yetersiz kalmıştır.

Firmaların dünya pazarlarındaki yerlerini sağlamlaştırabilmek için sadece yurt içindeki rakipleriyle değil, yurt dışındaki rakipleriyle de rekabet etmeleri gerekmektedir.

Özellikle firmaların ihracat yaptıkları ülkelerde markalarını mutlaka tescil ettirmeleri gerekir. Türk ürünlerinin yurtdışında markalaşması ve türk malı imajının oluşturulması yurtdışı marka tesciliyle sağlanabilmektedir.

Markaların uluslar arası tesciline ilişkin en önemli düzenleme Madrid Protokolüdür. Türkiye'de 1 Ocak 1999 tarihi itibarıyla uygulanmaya başlayan bu protokolle Wıpo-Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı'na yapılan tek bir başvuru ve tek bir dil ile protokole üye 66 ülkede birden aynı anda başvuru yapabilme kolaylığı sağlanmıştır.

Madrid protokolü çerçevesinde başvuru yapabilmek için ön şart menşe ülkede tescilli veya tescil için müracaat yapılmış bir markanın mevcut olmasıdır. Türkiye’de tescilli markası olmayan şirket veya şahıslar direkt olarak herhangi bir ülkede marka tescili yaptırabilirler ancak bu müracaatta Madrid protokolünü kullanamazlar. Tek tek ilgili ülkedeki vekiller vasıtasıyla müracaat yapmak zorundadırlar.

Uluslarası marka tesciliyle ilgili bir diğer düzenleme OHIM kapsamında yapılan AB Topluluk markası başvurularıdır. Avrupa Topluluk markası başvurularında herhangi bir menşei ülke için tescil müracaatı yapılmış olması ön koşulu aranmamaktadır. Buna rağmen, tescilin yayını aşamasında herhangi bir Avrupa ülkesinden gelebilecek olumsuz bir karar, AB üyesi diğer tüm ülkeler için bağlayıcı nitelikte olmaktadır.

Sonuçta hangi yöntemle olursa olsun Türk markalarının yurtdışı pazarlara girerek uluslararası marka olabilmeleri ancak yurtdışı korumalarının yapılmasıyla sağlanabilmektedir.


Harun Ekinci
harun@istekpatent.com

Marka Nedir? Marka Serüveni.

Marka tanım olarak; Bir işletmenin mal veya hizmetlerini bir başka işletmenin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye yarayan sözcük,şekil,harf sayı gibi ifade edilen her türlü işaretlerin ismidir.

Firmaların kullandıkları bu işaretler aynı zamanda ürünlerine veya hizmetlerine duydukları gururunda bir ifadesi olma özelliğini taşımaktadır.
Kullanılan isimler bazen bağımlıllık meydana getirip ürüne isimde olabiliyor. Sana Yağı, Selpak, İzocam gibi..

Bazende Yer isimleri halk tarafından ürüne isim olabiliyor.İzmir’in Şaşal İlçesi insanların bidonları ile su almaya gittikleri yerin adı olmasına rağmen Hafızalara ürün çeşidi olarak girebiliyor.

Ürünlerin bir tür damgaya sahip olmalarının temel nedeni O ürünün diğer ürünlerden farklılaşmasını sağlamasıdır.İngilizce’de “Branding’’markalama sözcüğünün kökeninin köylülerin meralarda birbirlerinden ayırmak için sığırlarını damgalamalarından gelmesi bu temel işleve işaret eder.

Çağdaş anlamda ürünlerin markalanması ve marka adı kullanımına ise 19.yy sonlarında rastlanıyor.Sanayi devrimi ile birlikte reklamcılık ve pazarlama tekniklerinin gelişmesi sonucunda ürünlerin iyi bir marka adı ile pazara sunulması önem kazanmıştır.

Üreticiler ve Hizmet sektöründe faaliyet gösteren firmalarda Piyasada farklılaşma amacı ile ürünlerine ad vererek koruma için patent aldılar.Firmaların farklılaşma çabaları marka oluşturmanın doğuşu olarak nitelendirilebilir. Bu süreçte oluşturulup günümüze kadar varlığını sürdüren firmalardan Levi’s(1873), Maxwell Hause(1873), Campell’s Soup(1893) örnek verilebilir.
Aynı zamanda kullanılan logo ve görsel sembollerde ürünlerin farklılaştırılmasında temel araç haline gelmişlerdir. Marka adı ve görsel sembollerin ürünleri tanımlamaya başlamasının ardından hukuksal düzenlemeler gündeme gelmiştir.Bu nedenle marka gelişiminin önemli bir aşamasıda ürünü tanımlayan ad ve logonun hukuksal olarak koruma altına alınmasıdır.

Bir Ülke Sahip olduğu markalar kadar zengindir.Marka bir ülkenin yada şirketin sahip olduğu varlıklar arasında en değerlisidir.Kıymetini bilelim.

Kaynak: Ferruh Uztuğ, Markan Kadar Konuş


Yavuz Tiryakioğlu
yavuz@istekpatent.com

Markanın Tarihçesi

Eski Mısır çanaklarında bu günkü anlamda marka kullanıldığı iddia edilse de Ortaçağda Avrupa ülkelerindeki tacirlerin ticari alanlarının kapsamını göstermek için kullandığı işaretler ve yine ortaçağ Avrupa’sındaki esnafların nitelikli sanatkar olduklarını gösteren markalar dünya da ilk marka uygulamalarına örnek teşkil etmektedir. Marka korumasıyla ilgili ilk örnekleri de İngiltere, Fransa ve ABD’de görmekteyiz. Roma hukukunda da marka hakkına tecavüze karşı dava açılmanın mümkün olduğu bilinmektedir.

Orta çağda marka iş sahibinin imzası olmaktan çıkıp bugüne yakın ilkeler uygulanmaya başlamıştır. 19. yy da teknikteki gelişmelere paralel olarak marka konusu önem kazanmıştır. Fransa 1857, Avusturya 1858, İngiltere 1862, İtalya 1868, Osmanlı 1871, Almanya 1874, Belçika ve İsviçre 1879 ilk önemli marka yasaları olarak bilinmektedir.

Ülkemizdeki marka korumasıyla ilgili ilk uygulamalar ve Markanın tarihcesi günümüzden çok daha eski yıllara dayanmaktadır. 20 Temmuz 1871 Alameti Farika adı altında markayla ilgili ilk korumalar oluşturulmuştur. 20 Eylül 1871 de yürürlüğe giren ve incelemesiz marka tescilini baz alan "Eşya-i Ticari’ye Mahsus Alamet-i Farikalara Dair Nizamname" dün¬yadaki ilk marka koruması örnekleri arasındadır.

23 Haziran 1857 tarihli Fransız Markalar Kanunundan alınan 1871 tarihli bu Nizamname sınai mülkiyet konusunda Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yasal uygulaması özelliğini de taşımaktadır. Ancak bu kanunlar günümüzdeki kadar etkin olmamakla beraber, hukuki yaptırımları yok denecek kadar azdır. Bu kanun o zamanki şartlar ele alındığında sinai mülkiyet hakları koruması için yeterli olsa bile, ilerleyen süreçte günümüz koşullarında işlevini iyice yitirmiş ve yeni kanun gereksinimi kaçınılmaz olmuştur. Günümüze kadar da Osmanlı döneminden kalma kanunlara süregelen markanın tarihçesi, 12 Mart 1965’de 551 sayılı marka kanunu çıkmasıyla birlikte yeni bir ivme kazandırmıştır.

 
Fischem Kozmetik
Türk Patent Enstitüsü EPO WIPO AIPPI INTA Espacenet OAMI EPI

marka, patent, isim tescili, marka tescili, patent alma, patent tescili, ptent almak, tasarım, tasarım tescili, marka almak, isim hakları, ticaret, marka hakları, fikri haklar, sanat eserlerinin korunması, marka yenileme, yurt dışı tescil, yurt dışı isim tescili, yurt dışı, patent tescili, tescil işlemleri, marka işlemleri, hukuki haklar, isim hakları, patent hakları, patentler, patent, adres tescili, tse, tesek, iso, hasep, kalite belgeleri, kalite sistemleri

isim tescili, marka, patent, marka tescili, patent alma, patent tescili, ptent almak, tasarım, tasarım tescili, marka almak, isim hakları, ticaret, marka hakları, fikri haklar, sanat eserlerinin korunması, marka yenileme, yurt dışı tescil, yurt dışı isim tescili, yurt dışı, patent tescili, tescil işlemleri, marka işlemleri, hukuki haklar, isim hakları, patent hakları, patentler, patent, tescil, tse, tesek, iso, hasep, kalite belgeleri, kalite sistemleri