Marka başvurularında itiraz ve savunmanın önemi

Marka, bir işletmenin mal veya hizmetlerini bir başka işletmenin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlayan her türlü işarettir. Son yıllarda “marka” kavramı önemli ölçüde değer kazanmıştır. Buna bağlı olarak da firma ya da şahısların markalarının taklit edilmesine karşılık itirazlarda, itirazlara karşılık hazırlanan savunmalarda daha bilinçli yaklaşımlar olduğu görülmektedir.

Marka başvuru süreçlerinde öncelikli olarak enstitü nezdinde benzerlik araması yapılmakta, herhangi bir olumsuzluk olmaması durumunda marka resmi markalar bülteninde 3 ay süre ile ilana çıkarılıp 3. şahısların itirazına sunulmaktadır. Bu süreçte yapılan başvuruya itiraz gelmesi durumunda başvuru sahibinin bir ay içerisinde “savunma” hakkı mevcuttur. Savunmaların hazırlanmasında iki marka ile ilgili detaylı araştırmalar yapılmalı, aradaki farklılıklar 556 sayılı markaların korunmasına yönelik kanun hükmünde kararname yönetmeliğince açıklanmalıdır. TPE uzmanları tarafından markaya gelen itiraz ve savunma incelenerek markanın tescil kararı ya da red/kısmi red kararı verilir. Bu nedenle gelen itiraza karşılık yapılan savunmanın doğru hazırlanması markanın nasıl sonuçlanacağı ile ilgili büyük önem taşır.

Aynı şekilde tescilini almış olduğunuz marka/markaların da taklitlere karşı korunması gerekmektedir. Tescilli markanın danışman firmalar aracılığıyla gerekli takiplerinin yapılması, benzer başvuruların bildirilmesi halinde 3 ay süreli ilan sürecinde marka sahibinin itiraz etme hakkı mevcuttur. itirazlarda benzerlik, kötü niyet, tanınmışlık, eskiye dayalı kullanım gerekçelerinden biri veya birkaçı bildirilerek oluşabilecek sorunlar KHK yönetmeliğine uygun esaslarla aktarılmalıdır.

Tüm bu süreçler marka hakkının korunmasında büyük önem taşımakta, yapılan itiraz ve savunmalar ileride oluşabilecek sorunların önüne geçmektedir. Gerekli takipler yapılmadığı takdirde markaların iptali ya da benzer başvuruların tescil alması gerçekleşebilir ancak dava yoluyla çözülebilecek sorunlar oluşabilmektedir.

Sonuç olarak marka başvurusunun doğru yapılması kadar marka hakkının doğru ve etkili şekilde korunması da büyük ölçüde önemli olup markanın kaderini etkilemektedir.

Markanın ayırt edici gücünün kazanımı da yalnızca farklılaşmayla mümkündür.

Yorum yaz

Site Haritası