Fikri ve Sınai Mülkiyet Haklarındaki Yapay Zeka Kullanım Riskleri
- Haziran 10, 2026
- Yayınlayan: admin
- Kategori: Genel
Fikri ve Sınai Mülkiyet Haklarındaki Yapay Zeka Kullanım Riskleri;
Yapay zekanın hayatımıza girmesiyle birlikte, neredeyse her alandaki kullanımı günden güne yaygınlaşıyor. Yapay zekanın iş hayatındaki yoğun kullanımı, bazı problemleri de beraberinde getiriyor. Yapay zekanın Fikri Sınai Mülkiyet Hakları konusundaki kullanımından doğan problemleri ve olası riskleri deneyimlediğimiz bir örnekle açıklayacağım.
Gerek iş hayatına yeni atılan gerekse mevcut firmasını büyütmek isteyen girişimcilerin marka, logo, tasarım ve patent (buluş) üretiminde yapay zeka kullanımı günden güne artıyor. Hatta bu süreçte ilk akla gelen seçenek yapay zekadan faydalanmak oluyor. Ne var ki bu durum marka, tasarım veya buluş sahiplerinin tahmin edemeyeceği büyüklükte riskler barındırmaktadır.
Bildiğimiz gibi yapay zeka hiç yoktan üretim yapacak bir sistemle çalışmamaktadır. Aksine; daha önce yayınlanmış verilerden yararlanarak sonuçlar ortaya çıkarmaktadır. Dolayısıyla üretilen sonuçlar mevcut veri örüntülerinin yeniden yorumlanarak karşımıza çıkarılmasından ibarettir. Bu sebeple ortaya çıkan sonuç yeni gibi görünse de esasen geçmiş verilerin izlerini taşımaktadır. Bu bağlamda bir işletme şayet oluşturmak istediği Fikri ve Sınai Mülkiyet hakları için Yapay zekayı kullandığı taktirde, ortaya çıkan, marka, logo görseli, tasarım, Faydalı Model veya Patent, farklı bir işletme veya işletmelerin Sınai mülkiyet haklarına tecavüz edebilir, taklit bir marka veya ürün riskiyle karşı karşıya kalabilir.
Yazımın başlangıcında bu durumu tecrübe edindiğimiz bir örnekle açıklamaya çalışacağımdan bahsetmiştim. Burada kısaca bu örneğe değinerek sizlerle yaşadığımız tecrübeyi de paylaşmak istiyorum. Bir müvekkilimiz, logo görseli ve marka ibaresini barındıran bir tescil talebi ile bize başvurdu. Ancak başvuru öncesinde yaptığımız ön araştırma neticesinde bu logo ile neredeyse aynı diyebileceğimiz başka bir logo ile karşılaştık. Durumu müvekkilimizle paylaştığımızda logonun yapay zeka yardımıyla oluşturulduğunu öğrendik. Yaptığımız detaylı araştırma sonucunda diğer logonun da bir reklam ajansı tarafından yine yapay zekaya yaptırıldığını öğrendik. Yani yapay zeka farklı zamanlarda iki farklı işletmeye neredeyse aynı görsel karakteri sunmuştu. Bu yaşamış olduğumuz somut örnek üzerinden yola çıkarak, işletmelerin veya iş hayatına yeni atılacak kişilerin, oluşturacakları buluş, marka yada logo görsellerini yapay zeka kullanarak oluşturmayı düşünüyorlarsa, ileride oluşabilecek riskleri de değerlendirerek yeniden gözden geçirmeleri, oluşturdukları değerlerin özgünlüğü ve gelecekleri için oldukça faydalı olacaktır.
Yapay zeka kullanılarak tasarlanmış marka, logo veya buluşlar için tescil başvurusu yapıldığında; yetkili patent kurumları başvurusu yapılan sınai mülkiyet hakkının yapay zeka tarafından üretilip üretilmediğine bakmaksızın ayırt edicilik, yenilik, buluş basamağı, özgünlük ve benzerlik kriterlerini esas alarak bir değerlendirme yapar. Dolayısıyla yapay zekayla oluşturulan başvurular daha en başta reddedilme tehlikesi taşıdığı gibi; ileride doğabilecek telif hakkı uyuşmazlıkları, marka ihlalleri, hakka tecavüz ve tazminat davaları gibi ciddi yasal riskleri de beraberinde barındıracaktır.
Gelecekte yapay zeka kullanılarak oluşturulan sınai mülkiyet haklarının sayısı şüphesiz daha da artacaktır. Ancak başarılı işletmeleri öne çıkaracak unsur, üretilen marka, tasarım ya da buluşların hızı değil; bunların özgünlüğü, hukuki güvencesi ve stratejik olarak doğru konumlandırılmış olması olacaktır.
Bu bağlamda ister yapay zeka ile ister farklı bir yolla oluşturulsun, fikri ve sınai mülkiyet haklarına yönelik tescil süreçlerini profesyonel vekil firmalar aracılığıyla yönetmek başvuru sahiplerinin gelecekte karşılaşabileceği riskleri minimum seviyeye indirecektir. İstek Patent olarak tıpkı sektörümüzdeki diğer profesyonel vekil firmalar gibi yukarıda bahsettiğimiz riskleri asgariye indirmek adına gerekli ön araştırmaları titizlikle yapıyor ve müvekkillerimizi doğru stratejilerle yönlendiriyoruz; zira bunu en asli görevimiz olarak görüyoruz.
Yavuz TİRYAKİOĞLU
